HEMOROİDİN CERRAHİ (AMELİYATLI) TEDAVİ YÖNTEMLERİ

HEMOROİDDE UYGULANAN CERRAHİ YÖNTEMLER NELERDİR?

Hemoroidinin evrelerine göre şikayetleri ve tedavi seçenekleri farklıdır:

Hemoroidin tedavisi iç- dış hemoroid olmasına, hangi aşamasında olduğuna yaptığı şikayetlere göre planlanır. Muayene, özellikle anoskop muayenesi yapılarak teşhis kesinleştirilir ve dışarı çıkıp çıkmadığına göre, damarların dolgunluğuna ve kanamasına göre tedavi planlanır.

    • 1. ve 2. derecede  iç hemoroidler normal gözle  (inspeksiyon), parmak muayenesi(rektal tuşe) ile tespit edilemezler. İmkan varsa anoskop ile görülebilir.. Anoskop muayenesi; muayene masasında kolaylıkla yapılabilen, 1 dakika bile zaman almayan bir işlemdir. Bu hemoroidlerde hiç bir  tedavi gerekmez. Hemoroide sebep olan kabızlık, ishal, ıkınma, tuvalette uzun oturma, hareketsizlik, uzun süre oturma ve ayakta kalma, obesite gibi faktörleri ortadan kaldırmak yeterli olur.
    • 1. ve 2.derecede hemoroidler kanama yaptıklarında mutlaka görülmesi gerekir. Daha önce belirttiğim gibi imkan varsa anoskopla kanama yapan hemoroidler kolaylıkla görülebilir.  Aksi taktirde kolonoskopi ya da rektosigmoidoskopi ile görmek gerekir. Bu durumdaki hemoroidlerde sebepleri ortadan kaldırmanın ve  dışkılama alışkanlığını düzeltmenin yanı sıra ilaç tedavisi gerekir.
    • İlaçla geçmeyen 2. derecede iç hemoroidlerde ve 3. dereceye gelmiş iç hemoroidlerde artık müdahale gerekir. Bu durumda lastik bant ligasyonu ve infrared koagülasyon ideal tedavidir.
    • Akut tromboze ve ödemli hemoroidlerde öncelik ilaç tedavisindedir. Hemen ameliyat ya da müdahale yapılırsa komplikasyonlar daha fazla oluşur. Özellikle kanama ve darlık sık görülen komplikasyondur.

  • 4. derecede iç hemoroidlerde ve dış hemoroidlerde cerrahi müdahale gereklidir. Pek çok yöntem uygulanabilir. Eski klasik yöntemler çok ağrı yaptığından, günlerce evde yatmak zorunda bıraktığından giderek daha az uygulanmaktadır.

THD Ameliyatı (Transanal haemorrhoidal dearterialisation)

HAL (Hemoroidal Arter Ligasyonu) yöntemi olarak da bilinmektedir. Kalem ucu şeklindeki özel bir proktoskop kullanılarak yapılır. Proktoskopun bir ucunda daha geniş görüş sağlayacak ve iğneyi rahat manüple (hareket kabiliyeti veren) edecek bir alan vardır.  Proktoskopun distal ucunda  dopler cihazı yerleştirilmiştir. Uç kısmında da beyaz LED ışık kaynağı olduğundan daha iyi görüş sağlanır.

Proktoskopi ve dopler yardımıyla makat kanalı içindeki atardamarlar bulunur ve bu atardamarlara dikiş atılarak kan akışı engellenir. Kan gidemeyen meme beslenemez, büzüşerek yok olur. Burada hemoroid memeleri çıkarılmaz. Hemoroidlerde fibroziz ve nekrosiz dediğimiz olaylarla gerileme sağlanılır.

En önemli avantajı:  Anal kanalın anotomisi (yapısı) ve fizyolojisi (çalışması) bozulmaz. Bu nedenle gaz dışkı kaçırma, darlık gibi komplikasyonlar neredeyse hiç görülmez. Böylesi bir avantaj hiç de küçümsenecek bir avantaj değildir.

Diğer cerrahi yöntemlere göre çok daha az ağrı vardır. Daha çok anüsün içindeki ödemden dolayı dolgunluk ve dışkılama isteği vardır. Mukozayı kesip doku çıkarma yoktur. Bu da daralma, kanama risklerini azaltır. Yine de bazen hafif kanamalar görülebilir. Daha önce belirttiğimiz gibi hiç bir yöntemde tekrarlamaz diye bir garanti verilemez. THD de bu oran oldukça azdır. Yapılan çalışmalarda nüks yaklaşık % 6 oranında görülmüştür. Nüksün azaltılması için hemoroide sebep olan etkenler ortadan kaldırılması gereklidir. 12 aylık takipte başarı oranı % 90 ları bulmaktadır.

En önemli sorun (hasta açısından) anüs etrafında skin tag dediğimiz deri oluşumları için ek müdahale gerekliliğidir. Bekçi memeler de denilen bu oluşumlara tıbben müdahale gerekmez fakat hastayı rahatsız edebilir.

% 85 hastada mukopeksi dediğimiz dışarıya sarkan mukoza ve iç hemoroid memelerini yukarıya asmak gerekebilir.

6-8 hafta geçmeden kesin sonuç alınamaz.

Komplikasyonlar: Sıklıkla erken dönemde ilk 30 günde görülür. Şikayetler 30 günün sonunda çoğunlukla geçer.

*Ağrı, * Ateş, *Tenesmus (dışkı olmadığı halde dışkılama  isteği)  *Kanama (nadir), *İdrar yapamama, *Hemoridal damarlarda tromboz (pıhtılaşma), * Anal enfeksiyon, fistül, *Anal fissür.

Lazer Tedavisi (Lazer Hemoroidoplasti)

Anüsün hemen içine doğru, mukoza sınırından 3-4 mm.lik kesi ile içeriye laser cihazının probuyla (uç kısmı) girilir. Lazer uygulanarak hemoroid damarı yapıştırılır. Genel anestezi ile yapılması tercih edilir. Teknoloji gerektirdiğinden pek çok merkezde yoktur. Teknoloji ek maliyet getirmektedir. Kanama, ağrı burada da olma ihtimali % 10’u bulur. Diğerlerinden farklı olarak uygulanan damarlarda pıhtı oluşabilir, oluşan pıhtı ağrıya sebep olur.

Longo Ameliyatı (Stapler Hemoroidopeksi)

Stapler denilen zımba benzeri alet yardımıyla yapılır. Stapler hemoroidopeksi tekniği de denir. Özel bir aletle dışarıya doğru sarkan iç hemoroid memeleri çepeçevre kesilerek aynı anda yine çepeçevre aletle dikilir. Genel anestezi altında yapılır.

Kesme ve dikme mevcut olduğundan dikiş açılması, kanama, fistül oluşması gibi bir takım riskler vardır. Bu komplikasyonların bir kısmı örneğin fistül nadir de olsa ciddi bir seyir gösterebilir. Tenesmus dediğimiz devamlı dışkılama hissi vardır. % 10 gibi prolapsus yani sarkma devam edebilir. Nüks ihtimali bu yöntemde de vardır. En önemli komplikasyonlarından biri de sonradan gelişen darlıktır ve çözümü zordur.

Klasik cerrahi yöntemler (Hemoroidektomi)

Tümüyle cerrahi işlemlerdir. Pek çok yöntemler vardır.

*Akut, tromboze, prolabe olmuş (sarkmış) hemoroidlere cerrahi tedavi yerine ilaç tedavileri yapılmalıdır.

*Alınan hemoroid pakeleri arasında sağlam alan (anoderm) olmalıdır.

*İnce, eriyen dikişler kullanılır. Dikiş almak gerekmez.

*Dokular aşırı gerilmemeli, çekiştirilmemeli,

*Tüm hastalıklı hemoroid pakeleri ille de çıkarılmamalı. Bir seansta 3 ten fazla hemoroid memesi alınmamalı. Alınırsa anal darlık riski oldukça artar. Bu durumu genellikle hastalar ‘doktor bazı memeleri unutmuş’ diye ifade ederler. Oysa darlık gibi önemli ve can sıkıcı bir komplikasyonu önlemek için yapılan ve yapılması gereken bir uygulamadır.

*Ameliyat sonrası en kısa zamanda şekilli dışkı yapması sağlanmalıdır. Hasta dışkı yapmaktan korkmamalı, dışkılamasını ertelememelidir.

Milligan Morgan yöntemi:.En sık kullanılan yöntemlerdendir. Dış kısımdaki pililerden iç kısma kadar olan hemoroid memeleri kesilir, kesilen yer dikilerek kapatılabilir. Burada da keserek doku çıkarma vardır. Bu nedenle kanama, darlık gibi komplikasyonlar daha sıktır.

Ferguson Hemoroidektomi: ABD. de sık kullanılan bir yöntemdir. Eksternal ve internal hemoroidal oluşumlar cerrahi kesi ile çıkarılır. Oluşan açıklık dikişle kapatılır. İyileşme süresi 4 haftayı bulur.

Whited ameliyatı:  Anüs çepeçevre hemoroid memeleriyle birlikte kesilir. Ve mukaza (iç tabaka) deriye dikilir. İki önemli komplikasyonu vardır. Mukaza dışarı taşacağından makakta devamlı ıslaklık vardır. Diğer bir komplikasyon ise ciddi makat darlığı oluşma riski yüksektir.

Komplikasyonları: *Kanama, *Anal stenoz (makat daralması), * gaz dışı kaçırma (daha nadir olarak ve kaslara müdahale yapılırsa görülür), * Enfeksiyon ve sepsis (kana mikrop yayılması)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018

Sizi Aramamızı İster misiniz?