Randevu Al Tedavi Fiyatları

Memeye Ait Şikayetler Nelerdir?

Kadınlarda her dönemde memeye ait şikayetler görülebilir. Memedeki süt salgılayan guddeler kadınlık hormonlarından etkilenirler. Östrojen ve progesteron durumuna göre memelerdeki ödem, gerginlik, süt salgılama gibi durumlar oluşabilir ve bunlardan dolayı şikayetler oluşabilir.  Bu şikayetlerin bir kısmı gençlik yıllarında daha fazla görülür, bir kısmı ileri yaşlarda daha fazladır. Çok nadir de olsa çocukluk yaşlarında da görülen şikayetler olabilir. Ayrıca erkeklerde de memeden kaynaklı şikayetler nadir de olsa görülebilmektedir.

Ağrı (Mastalji)

Kadınların polikliniklere en sık başvurma sebebi (neredeyse yarıdan fazlası) ağrıdır. Kadınların %66 sında ağrı (mastalji) vardır. Bunların %21 inde şiddetlidir. 50 yaş altında sıktır.

Periyodik Mastalji: Memesi ağrıyan hastaların % 67 sinde bu şekilde periyodik ağrılar vardır. 20-30 yaş arası sıktır, menapoz öncesi dönemde de sıklık artabilir. Üst dış kadranda görülür.  Adet gören hanımların önemli bir bölümünde adete birkaç gün- bir hafta kala memelerinde bir dolgunluk, ağırlık hissi, hassasiyet ve şiddeti kişiye göre değişen ağrı, yanma olabilir. Bazen bu ağrı kişiyi ciddi şekilde etkileyebilir. Bazı kişilerde bu ağrı adetten epey bir süre önce başlayabilir ve şiddeti adete kadar giderek artar. Bu tip ağrıların en önemli özelliği periyodik (döngüsel) olmasıdır. Kadının periyodundaki hormonal değişme sonucu oluşur. Menapoz sonrasında kendiliğinden kaybolabilir.

Periyodik Olmayan Mastalji: Memedeki ağrıların bir kısmı döngüsel olmayan devamlı ağrılardır. Genellikle 40 yaş üstündeki hanımlarda görülür. Sıklıkla tek taraflıdır. Hastaların yarısında kendiliğinden geçer.  Altında genellikle bir patoloji bulunur; kistler, fibroadenom, süt kanalları genişlemeleri vs. Bunların çoğunluğu önem arz etmez.

Meme Dışı – Göğüs Duvarı Kaynaklı Ağrılar: Hastaların az bir kısmında ağrıların memeyle ilgisi bulunamaz. Sebep göğüs duvarı (kaburgalar- kostokondrit), boyunda fıtık gibi sinir basısı olan hastalıklar, nadiren kalp kaynaklı ağrılar (sol memedeki ağrılarda) olabilir.

Enfeksiyon Ağrısı: Mastitlerde ve apselerde şiddetli,kesintisiz ve giderek artan ağrı vardır. Apsede zonklama tarzındadır. Kızarıklık,memelerde şişme gibi ek bulgular vardır.

Ağrının sebebinin ne olduğu bilinmelidir. Ağrının altında önemsiz sebepler yatsa bile, bu sebebin belirlenebilmesi açısından doktor kontrolü önem arz eder.

Mastalji Tedavisi: Hastaların çok büyük bir kısmı sebebin kanser olmadığını bildiğinde psikolojik rahatlama sonrasında şikayetleri azalır. Çoğu kadın kanser korkusu dolayısıyla ağrıyı daha fazla hisseder. Özellikle döngüsel- periyodik ağrılarda normal olduğunu açıklamak hastayı çok rahatlatacaktır. Ağrıların bir kısmı da kendiliğinden geçmektedir. Aşağıda sayacağımız bazı önlemler hastayı rahatlatabilir, bazı ilaçlar kullanılabilir.

*Kafein kısıtlaması: Çay, kahve, kola, kakao ve çikolata içeren yiyecek ve içecekler kısıtlanmalıdır.

*Keten tohumu tüketiminin artırılmasının etkili olduğu gösterilmiştir.

*Yağdan fakir diyet: Bu şekilde beslenme ağrıyı rahatlatabileceği gibi kanserden de korur.

*Bitkisel ilaçlar:  Çuha çiçeği yağı – EPO, agnus castus bitkisi özlerinden yapılmış ilaçlar  çeşitli mekanizmalarla ağrının geçmesinde etkili olabilmektedir. Ortalama 3-6 ay kullanılabilir. Yan etkileri yoktur.

*Hormonal ilaçlar:  Tedavide ilk kullanılan ilaçlardandır. Yan etkileri nedeniyle günümüzde mecbur kalmadıkça kullanılmamaktadır.

Memede Kitle:

Kitle memedeki en önemli belirtidir. Özellikle 40 yaş üstündeki kadınlarda aksi ispatlanıncaya kadar kitlenin iyi-kötü olduğu araştırılmalıdır. Bu arada 40 yaş altındaki kadınlarda da kitlenin kanser olabileceği unutulmamalıdır.  Menapoz öncesi kadınlarda dahil bu kitlelerden önemli miktarda kanser hastası çıkmaktadır.  Bu nedenle memesinde kitle tespit edilen her hasta özenle muayene ve tetkik edilmelidir.

Memede ele gelen kitleler özellikle genç kadınlarda çoğunlukla iyi huyludur. Düzgün sınırlı, hareketli, bir yada daha fazla, tek ya da her iki memede bulunabilir. Kistler, fibroadenomlar, lipomlar bu şekilde iyi huylu kitlelerdir.

Meme  kanserindeki kitleler çoklukla ağrısız ve tesadüfen bulunan kitlelerdir. Pürtüklü yüzeyli ve etrafa yapışık kitlelerdir. 1 cm. ye kadar olan kitleler ancak cilde yakınsa ele gelebilir. Derindeyse ele gelmesi zorlaşır. Kötü huylu kitleler en sık memenin üst dış tarafında yani koltuk altına doğru olan tarafta rastlanır.

Koltuk altında meme dokusunun bulunduğu hastalarda burada da kitle olabileceği düşünülmelidir.

Meme Başı Akıntısı

Meme ucunun sıkılmasıyla oluşan akıntılar önemsizdir. Önemli olan kendiliğinden çamaşıra gelen değişik renkli akıntılardır. Hormonal olabilir. Akıntı kanlı ise daha da önem kazanır. Kendiliğinden olan her akıntı mutlaka tetkik edilmelidir.

Prolaktin hormonu fazlalığında süt şeklinde kendiliğinden olan akıntılar olabilir. Bu durumda prolaktin yüksekliğinin sebebi araştırılmalıdır.

Renksiz ve kendiliğinden olan akıntılar duktal genişleme yani süt kanallarının genişlemesinde ya da bu kanallarda oluşan papillomlardan olabilir. Papillomlar önceleri iyi huylu olmalarına rağmen kanserleşme potansiyeli fazladır. Bu durumda akıntının rengi giderek kanlı bir hal alır.

Teşhis için öncelikle muayene, sonrasında ultrasonografi, 40 yaş üzerinde mamografi yapılmalıdır. Sebep bulunamadıysa süt kanallarının filmi (duktografi) ya da süt kanallarının içinin özel bir cihazla tetkiki (duktoskopi) yapılır. Ayrıca akıntıdan yayma şeklinde örnek alınarak patolojik inceleme yapılabilir.

Ciltte Kızarıklık, Ödem:

İltihaplarda ve apselerde görülür. Kızarıklığa memelerde şişme, ağrı eşlik edere. Apseleştiğinde şiş olan yerde yumuşama görülür. Apse oluştuktan sonra mutlaka boşaltmak gerekir.  Bazı tip kanserler (enflamatuar kanserler)  meme iltihabı şeklinde görülür. Tedaviye cevap vermeyen mastitlerde zaman kaybetmeden biyopsi (Trucut biyopsi) almak gerekir.

Ciltteki kızarık ve düzensiz alanlar bazı kanserlerde cilt tutulumunda görülebilir. Yine kanserlerin cilde yayılması durumunda  lenf yollarının tutulmasından dolayı portakal kabuğu şeklinde  girinti- çıkıntılı bir hal alır.

Ciltte Ülserler- Yara: 

İleri evre kanserlerde görülür. Hasta kitleyi daha erken fark etse bile ciddiye almaz. ciltte yara açılıp kanama olduğunda baş vurabilir. Kimsesiz ya da yeterli bakım, ilgi görmeyen yaşlılarda rastlanabilir.

Meme Ucunda Yaralar, Çatlaklar:

Süt veren lohusalarda sık rastlanır. İlk doğumlarda daha fazla görülür. Emzirmeye bağlı olarak memenin ucunda çatlama, yaralar, ağrı oluşur. Önlemekte ve tedavide bakım çok önemlidir. Meme ucu emzirmeden önce ve sonra temiz bir su ile temizlenmeli ve bazı kremler kullanılmalıdır.

Memelerin Eşit Olmaması (Asimetri)

Çok sık görülür. Biri diğerinden büyük, ya da biraz dış yanda, yukarıda olabilir. İlk meme gelişiminden itibaren olan asimetri hastalık belirtisi değildir. Sonradan ve aniden oluştuysa hastalık belirtisi olabilir.

İkiden Çok Meme Veya Ucunun Olması

(Polimasti-Politeli)

Doğumsal bir bozukluktur. Çoğunlukla memenin alt kısmında kahverengi alan içinde çıkıntı tarzında memenin ucu vardır. Süt veren annelerde buradan da süt gelebilir. Rahatsızlık verdiğinden dolayı o kısım cerrahi olarak çıkarılabilir. Çoğunlukla lokal anestezi yeterli olur.

Ekstra Meme Dokusu (Aksesuar Meme)

Sıklıkla koltuk altında bulunur ve yağ bezesi zannedilir. İri memeli kadınlarda daha çok görülür. Gebelikte ve doğumdan sonra şişme ve ağrı görülür. adet öncesinde tıpkı memesindeki gibi gerginlik ve ağrı koltuk altında da oluşur. Çok büyük olduğunda, estetik olarak rahatsızlık veriyorsa çıkartılabilir.

Dev Meme (Jigantomasti)

Memeler hormonal sebeplerle ya da bilinmeyen bir sebeple aniden, normalden fazla büyür. İleri derecede rahatsızlık verebilir. Sırt, boyun ağrıları yapabilir. Tedavisi cerrahi olarak memeleri küçültmektir.

Erkekte Memelerin Büyümesi (Jinekomasti)

Memelerin birinde ya da ikisinde birden büyüme olabilir. İki taraflı olduğunda hormonal sebepler aranmalıdır. Tek taraflı olduğunda da öncelikle kitle varlığı araştırılmalıdır. çünkü 100  kanserden biri erkektir. Yani erkekte de kanser nadir de olsa 1/100 oranında  görülmektedir. Kitle veya hormonal bozukluk saptanmaması durumunda estetik açıdan ameliyat edilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018