Randevu Al Tedavi Fiyatları

  KIL DÖNMESİ AMELİYATI SONRASI NELER YAPILMALI?

Kıl dönmesi tedavisinde ameliyat teknikleri kadar ameliyat sonrasındaki bakım ve hijyen de çok önemlidir. Önceleri iyileşme döneminde yaranın iyileşmesini hızlandırmak, tedaviyi en ideal şekilde tamamlamak için bakım önemlidir. Daha sonraları ise yani ameliyat sonrası yara tamamen kapadıktan sonra yapılması gereken şeyler vardır. Ayrıca ameliyat iyileştikten bir süre sonra (3 ay ya da birkaç sene sonra ) aniden akıntı, yara açılması olursa yapılabilecek işlemler vardır.

  Apse Boşatılması Ameliyatından Sonra Ne Yapılmalıdır?

Kıl dönmesi apsesi oluştuğunda kuyruk sokumunda zonklayan ağrı ve şişlik oluşur. Apse ilk fırsatta cerrahi müdahale ile boşaltılması gerekir. Lokal anestezi altında küçük bir müdahale ile boşaltılabilir. Kendiliğinden boşalmasını beklemek hastalığı büyütür ve sonraki ameliyatın daha büyük ve ağır olmasına sebep olur.

Apse boşaltıldıktan sonra açılan yara ağzı hemen kapanmasın diye küçük bir gaz bezi konulur ve yara kapatılır. Duruma göre 1 ya da 2 gün sonra pansuman açılır. Apsenin çok büyük olması durumunda ilk pansumanı müdahale eden doktor yapmak isteyebilir,kontrole çağırabilir. Küçük apselerde (doktor önerisine göre) hasta pansumanı kendiliğinden çıkararak banyo yapabilir. Tekrar pansumana gerek yoktur.

*Apse boşaltılmasından sonra günlük yaşama devam edilebilir. Apse ağrısı birdenbire rahatlayacaktır.

* Bir süre akıntı devam edebilir. Akıntı kesilip ağrı ve şişlik tekrar oluşursa doktoruna kontrole gidilmelidir.Hasta yatarken,istirahat ederken sırt üstü (yaranın üstüne) yatarsa iltihap daha rahat boşalır.

*Hergün duş almalıdır. Tazyikli su tutulabilir. Mutlaka kurulanmalıdır.

* Apse tamamen boşaldıktan sonra iltihabın geçmesi,ödemin gerilemesi 1 ay kadar zaman alır. Kıl dönmesi tedavisi yani ameliyatı apseden en az 1 ay sonra yapılmalıdır. Daha erken yapılan ameliyatlarda  yara açılması,enfeksiyonu riski daha fazla olur. Ayrıca ameliyat daha geniş çapta yapılmak zorunda kalınır. Kıl kistinin etrafından da gereksiz doku çıkarılır. Bu durum kötü sonuçlara sebep olur.

   AMELİYAT SONRASI ERKEN DÖNEMDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR NELERDİR?

Pilonidal sinüs tedavisinde çok fazla ameliyat tekniği vardır. Ameliyattan sonra dikkat edilmesi gereken durumlar ameliyat tekniklerine göre değişir. Daha sık yapılan tekniklere sırayla gözden geçirelim:
   Mikrosinüsektomi sonrası: Hastalığın uygun olması durumunda çok sık uyguladığımız bir yöntemdir. Lokal anestezi ile muayenehane koşullarında yapılabilen, sonrasında yürüyerek evine gidilebilen, sosyal yaşamı kısıtlamayan bir ameliyat tekniğidir. Nüks oranı, diğer komplikasyonları en az olan yöntemdir.
Ameliyattan sonra hasta hareket edebilir,yürüyebilir. Özellikle tavsiye edilen yatma pozisyonu yoktur. Flep ameliyatı gibi 15 gün yüzü koyun yatması istenmez. Rahatlıkla sırtüstü yatabilir.
Ameliyattan sonra yara kapatılır. 3 gün yaranın açılmasına, yıkanmasına izin verilmez. 3 gün geçince pansumanı hasta kendisi çıkarabilir, duş alabilir. Yara yeri duştan sonra mutlaka kurulanmalıdır. Tekrar pansuman ve yarayı kapatmak gerekmez.
Hasta ameliyatın 3. Gününden itibaren her gün duş almalıdır. Yara yeri tazyikli suyla yıkanabilir. Ayrıca günde 4-5 kez kuyruk sokumu bölgesini kağıt havluyla kurulanmalı ve o bölge sırttan, saçtan düşen minik kıllardan, giysilerin toz ve pamuklarından temizlenmelidir. Çünkü düşen kıllar yara içerisine girerek yaranın tekrar açılmasına, akıntıya sebep olabilir. Daha ileri dönemlerde de kuyruk sokumu  bölgesinde  5-6 saatten fazla kalan kıllar hastalığın tekrarlamasına sebep olacaktır.
Özellikle çok terleyen hastalarda o bölge nemli tutulmamalıdır. Ameliyattan sonra yara yerinin nemli tutulması  enfeksiyonu artırır,  kılların daha kolay girmesine sebep olabilir. Daha ileri dönemlerde o bölgenin nemli kalması kılların girerek nüks etmesine sebep olabilir.
Mikrosinüsektomide ameliyat yeri çoğunlukla eriyen dikişle kapatılır. Dikiş almak , pansuman  gerekmez. Yaşı küçük olanlarda, kontrole gelebilecek hastalarda alınması gereken dikiş kullanılabilir.Böyle hastalarda  12. günde dikiş alınır.
    Karidakis ameliyatı sonrası: Ameliyat genel anestezi, spinal anestezi altında ya da sedoanaljezi (hafif uyutma) ile birlikte lokal anestezi yapılabilir. Bu durum hastane ortamı gerektirir. Bazen yaraya dren konulabilir.Hastanede 1 gün yatırılır. Ertesi gün dren çıkarılarak taburcu edilir.
Yara yeri bakımı mikrosinüsektomiden farklı değildir. 3 gün sonra gaz bezleri çıkarılabilir,tekrar sarmak veya pansuman gerektirmez. Dilediği gibi (sırt üstü-yüzü koyun-yan) yatabilir. 3.günden itibaren her gün tazyikli suyla duş almalıdır. Mutlaka o bölge kuru tutulmalı, üzerine dökülen kıllar temizlenmelidir. Kılların,tüylerin,tozların yara yerine girmeleri engellenmelidir.
Karidakiste mikrosinüsektominin aksine dikiş hattı uzun olduğundan eriyebilen gizli dikiş yerine tek tek dikişler atılır. 12-14. Günlerde dikiş alınır.

 

     Flap yöntemlerinden sonra: Mikrosinüsektomi ve karydakisin aksine bakımı daha zordur. Genel anestezi veya spinal anestezi altında yapılır. En az 1 gün (bazen 3-4 olabilir) hastanede yatmak gerekir. Ameliyatta  1 bazen 2 adet dren konulur. Drenler duruma göre 5-8 gün kadar bırakılır. Sonra dren alınır. Dren alınıncaya kadar banyo yapmaya izin verilmez. Bu süre bazı meslektaşlarımıza göre dikiş alınıncaya kadardır.Yani yaklaşık 15 gün banyoya izin verilmeyebilir.
Dikiş alındıktan sonra aynı temizlik ve hijyen kuralları geçerlidir. O bölgenin temiz, kuru olması, kılların temizlenmesi gerekir.Aksi taktirde yara yerine kıllar girerek enfeksiyon gelişebilir, tekrarlama olabilir.

     AMELİYAT SONRASI HER DÖNEMDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR:

Kıl dönmesinde her teknikten sonra tekrarlama ihtimali vardır. Tekrar etme  ihtimali mikrosinüsektomide en azdır. Fakat hiçbir zaman, hiçbir yöntemde tekrarlamaz garantisi yoktur. Yani tekrarlama ihtimalinin yöntemle ilgisi kesinlikle vardır.
Tekrarlama gibi  yara yeri enfeksiyonu ihtimali de ameliyat yöntemiyle kesinlikle ilgilidir. Bazı yöntemlerde ihtimaller çok daha fazladır. Enfeksiyon,yara açılması olursa daha zor tedavi edilebilir.
Hastalığın tekrarlraması,yaranın açılması, enfeksiyon ameliyat yöntemi ile ilgili olduğu kadar hastanın temizliğiyle ve hijyenle de ilgilidir. Gerek erken dönemde gerekse ileri aylar hatta yıllarda yukarıda anlattığımız temizlik ve bakımı yaptırmalıdır.

   Bu konuda öneriler şöyle sıralanabilir:

* Hasta her gün duş almalıdır. En azından belden altını yani kuyruk sokumu bölgesini yıkamalıdır. Yıkama sırasında tazyikli duş tutulmalıdır.
* Yıkama sonrasında mutlaka iyi kurulanmalıdır. Gün içinde terleme varsa yine sık sık uygun ortam bulup kurulama yapmalıdır. Çünkü devamlı nemli olan cilt bakteri yerleşmesine, kıl diplerinin mikro apseler yapmasına ve kılların cilt altına rahatlıkla girmesine sebep olur. Ayrıca ıslak ve nemli kalan ciltte maserasyon yoluyla açılmalar yapabilir.
* Kuyruk sokumu bölgesinin kıllardan temizlenmesi gerekir. Mümkünse epilasyonla temizlenebilir. Böylelikle aynı bölgede düşen kılların içeriye girmesi engellenir. Ayrıca sırttan, saçtan düşen minik kılların burada tutulması engellenir, daha kolay temizlenerek bu kılların kolay uzaklaştırılması sağlanır.
* Gün içinde en az 4-5 kez kuru bir havluyla kuyruk sokumuna düşen kılların oradan uzaklaştırılması sağlanmalı. Bu işlem idrar için bile girilse tuvalette, ya da çamaşır değiştirilirken yapılabilir, alışkanlık haline getirilebilir. 4-6 saatten fazla kalan kıllar yara yerine girerek yaranın açılmasına ya da hastalığın tekrarlamasına sebep olacaktır.
* Dar,sıkı giysiler giyilmemeli, sentetik iç çamaşırlardan uzak durulmalıdır. Bu tip giysiler terlemeyi ve kıl girişlerini artıracaktır.
* Olağan olmayan bir akıntı, kanama, şişme, ağrı olduğunda ilk fırsatta doktora gidilmelidir. Kıl girdikten sonra yapılacak erken müdahale tekrarlamaya engel olabilir.

Yeni Akıntı, Şişlik, Yara Açılması Olursa Ne Yapmalı?

İlk fırsatta doktorunuza ya da bir genel cerrahi uzmanına gitmek gerekir.

Akıntı olursa: Yara yerine giren kıllar, minik enfeksiyonlar ya da yara açılması erken dönemde temizlenip müdahale edilirse hastalık tekrarlaması önlenmiş olur. Bazı hastaların yaptığı gibi cilde baticon sürerek yaptığı pansumanlar hiçbir işe yaramaz. Bu tip pansumanları eczanede yaptırmak da bir işe yaramaz. Hatta maalesef konuya hakim olmayan meslektaşlarımız bile bu uygulamayı yapıp önermektedirler.
Yara yerine giren ve akıntıya sebep olan kıl, çamaşır pamuğu gibi maddeler içeriden bir alet yardımıyla ve doktor tarafından çıkarılmalıdır. İçerisi gerekirse serum fizyolojikle yıkanmalı,gümüş nitratla temizlenerek içerideki ölü dokular alınmalıdır. İçerisi bu şekilde temizlenmeyen hastalarda akıntı 3 ay sürerse kıllar etrafında kapsül yapacak ve hastalık yeni bir kıl dönmesi hastalığı (pilonidal sinüs) olarak karşımıza çıkacaktır. Oysa etrafında zar (kapsül- epitel dokusunun oluşması) oluşmasına fırsat vermeden sebep ortadan kaldırılırsa ve kıl oradan çıkarılıp etkili (yaranın içine yönelik) bir pansuman yapılırsa hastalık tekrarlamış olmaz.
Yara açılırsa:  Ameliyattan sonra yara yeri açıldığında da etkili bir pansumanla zamanla kapanma sağlanabilir. Tekrarlarsak cilde baticon sürüp cildi kapama asla etkili bir pansuman değildir. Islak pansuman dediğimiz yöntem uygulanır. Açılmış olan cilde serum fizyolojikle (% 0.9 NaCl çözeltisi) debridman (gazlı bezle hafif sürterek) ölü dokular uzaklaştırılır. Enfeksiyon varlığında ya da ölü dokuların fazla olması durumunda gümüş nitratla yakma yapılabilir. Bu işlem hasta yakınına öğretilerek her gün uygulanmalıdır. Haftada 1 ya da 2 doktor kontrolü ile rahatlıkla yara yeri kapanabilir, üstelik yeni bir kıl dönmesi hastalığı oluşmadan.

 

Bu şekilde çalışılmamış olup aylar sürerek tekrarlayan, ya da akıntı olduğu anda bile tekrarlamış olarak değerlendirilen ve bu nedenle tekrar tekrar ameliyat önerilen pek çok hasta vardır.
Ayrıca bu şekilde pansumanla kapatabildiğimiz pek çok hasta da mevcuttur.
Kıl dönmesi ameliyatını olmak ve bu hastalıkla mücadele etmek zordur. Unutulmamalıdır ki bu zorluğa sebep olan biraz da bizler, hasta ve hasta yakınlarıdır. Kurallara uyulduğu sürece mücadele çok daha kolay olacaktır.

41 Comments

Add a Comment
  1. Her müdahalenin riskleri olabileceği gibi genel anestezinin de riskleri var tabii. Ama çok sık rastladığımız problemler değil. Ayrıca anestezi aldığınızda hastanede en az bir gün yatmanız gerekir.Eğer büyük bir kıl dönmesi yoksa lokal anestezi öneririm. Hasta ağrı duymuyor ve hastayla sohbet ederek ameliyat ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018