Kolon Kanseri

Kolon Kanseri (Kolorektal Kanserler)

Tüm dünyada karşılaşılan en sık 3. ve ölüme neden olan kanserler arasında da 4.

sıradadır. Ülkemizde de tüm kanserler arasında 3. sırada yer almaktadır. Erkeklerde akciğer kanserinden, kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen kanserdir. 50 yaş sonrasında daha sıktır fakat gençlerde de görülebilir.

Halkın bağırsak kanserine karşı bilinçlenmesi, risk faktörlerinden uzak kalma, tarama programlarının yaygınlaşması, kolonoskopiyle kansere dönen poliplerin kanser oluşmadan alınması, erken teşhis gibi sebeplerle bu kanserden ölüm oranını giderek düşecektir.

Kanserlerin %50-60 kadarı bağırsağın son kısmında yani rektosigmoid bölgede yerleşirler. Bu nedenle erkenden kanama ile belirti verebilir ve büyük kısmı muayene (rektal tuşe ve anoskop) ile tespit edilebilmektedir.

Kolon Kanserinde Etyoloji (Oluşmasında rol alan faktörler):

**Genetik faktörler: Ailesel poliposiz hastalığı, Gardner sendromu, Peutz-Jeghers sendromu vs. özel hastalıklarda özellikle risk fazladır. Bu özel hastalıklar dışında da genetik geçiş mevcuttur.

**Coğrafi faktörler: Amerika, Avrupa’ da gelişmiş ülkelerde fazla, Afrika ve Asya’da  gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde daha azdır.

**Diyet (ekonomik, çevresel faktörleri de bu gurupta sayabiliriz): Yağdan, hayvansal gıdalardan, karbonhidrattan zengin, liften fakir gıdalarla beslenenlerde fazla görülür.

Kolon Kanserinde Risk Faktörleri Nelerdir?

Her kanserde olduğu gibi  bağırsak kanserinde de değiştirilebilir ve değiştirilemeyen risk faktörler vardır.

Değiştirilebilir risk faktörleri şunlardır:

*Hareket azlığı, sedanter – hareketsiz yaşam tarzı,

* Obez – aşırı kilolu olmak,

*Sigara ve alkol kullanmak,

*İşlenmiş gıdaları ( sosis,salam,sucuk gibi), işlenmemiş de olsa kırımızı  eti  fazla tüketmek.

Değiştirilemez risk faktörleri şunlardır:

*Yaş: Yaşın ilerlemesiyle  bağırsak kanseri görülme riski artar. 50 yaşından sonra çok görülür.

*İltihabi (enflamatuvar) bağırsak hastalıkları ( Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı) olanlarda,

*Kişide veya ailesinde kolon poliplerinin olması,

*Kişinin kendisinde meme,rahim, yumurtalık kanseri varsa,

*Ailesinde özellikle anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde  kanser öyküsü olması,

*Ailevi Poliposiz koli, Gardner sendromu, Peutz-Jeghers sendromu gibi hastalıklarının bulunması,

*Tip 2 Diabetes mellitus (şeker hastalığı) bulunması bağırsak kanseri riskini artırır.

Kolorektal kanserlerde tarama nasıl yapılır ve yöntemleri nelerdir?

Kolorektal kanserlerde, cerrahi tedavi, kemoterapi ve radyoterapi başarılı olsa da etkisi yine de sınırlıdır. Bu açıdan hiç yakalanmamak, korunmak çok daha önemlidir. Burada risk faktörlerinden korunma ve tarama yöntemleri önem kazanır.

Tarama hastalık belirtileri oluşmadan bir hastalığı erken aşamada tespit etmeye yönelik tetkiklerdir. Yani daha hastalığa ait hiç bir şikayet ve belirti gelişmemiştir. Amaç hastalığı belli risk guruplarına yönelik olarak çok erken, henüz belirti bile vermeden yakalamaktır.Tarama yöntemlerinin  her yaş gurubuna ve herkese yapılması pratik değildir, sosyoekonomik maliyet olarak yüksektir. Bu nedenle hastalığın daha fazla görülme ihtimali olan bazı risk gruplarına yapılması gerekir.

Örneğin 40 yaş üstü kadınlarda hiç kitle, akıntı, şişlik olmadan çekilen mamografi sırf kontrol (tarama) ve meme kanserini erken yakalamak içindir. Kolorektal kanserlerde de henüz kanama, ani gelişen kabızlık, ağrı, olmadan yapılan tarama yöntemi olarak yapılan bazı tetkikler vardır.

**40 yaşını geçenlerde yılda 1 kez anüs muayenesi (rektal tuşe ve imkan varsa anoskop muayenesi)

**50 yaş üstünde yılda bir kez gaitada gizli kan aranması,

**50 yaş üstünde bir kez kolonoskopi, duruma göre 3-5 yılda bir tekrarı yapılmalı. Ailesinde bağırsak  kanseri olanlarda duruma göre daha erken (40 yaş)  yaptırmalıdır.

**50 yaş üzerinde 5 yılda bir kolon grafisi (kolonoskopi imkanı olan yerlerde kolonoskopi tercih edildiğinden giderek uygulanması azalmıştır.

**Ülseratif koliti olanlarda yılda 1 kez kolonoskopi ve kolonoskopik biyopsi  yaptırmalıdır.

Gaitada Gizli Kan Testi (GGK): Gözle görülemeyecek kadar az kanamaları tespit etmek için yapılır. Kolay ve düşük maliyetlidir. Herkese yapılabilir fakat  40 yaş üstünde, ailede kolon kanseri olanlarda ya da açıklanamayan kansızlığı olanlarda özellikle yapılmalıdır. Demir içeren kırmızı et, sebze, demir ilaçları yalancı pozitiflik yapar yani kanama yokken kanama varmış gibi gösterir.

Baryumlu kolon grafisi: Günümüzde giderek kullanımı azalmaktadır. Teşhiste bazı eksiklikleri vardır. Örneğin  grafide bir kitle görüldüğünde biyopsi için kolonoskopi gerekir. Küçük polipler kaçırılabilir, görülmeyebilir. Görülse bile polip alınamaz. Kolonoskopi imkanı olmayan yerlerde ya da bazı sebeplerden kolonoskopi yaptıramayan kişilerde oldukça faydalıdır.

 Kolonoskopi: En etkili tarama yöntemlerindendir. Aynı anda görerek teşhis koyma,  biyopsi alma, polip alarak tedavi yapma, kanayan odakları tedavi etme ya da bazı darlıkları genişletme (dilatasyon) gibi olanaklar sağlar.

Kolonoskopi hangi amaçlarla yapılır?

Periyodik olarak 10 yılda bir kolonoskopi yapılması, kolon kanserine bağlı ölümleri yüzde 80 90 oranında azaltmaktadır”

Tarama ve tanı amaçlı:

Kolonoskopi sırasında biyopsi alma imkanı da olduğundan tanı için çok değerli bir işlemdir.

*Kanser açısından risk faktörü olanlarda tarama amaçlı yapılır.

*Polipli ailelerde polip tespiti, daha önce polip alınanlarda yeni poliplerlerin varlığının tespiti,

*Kanser ameliyatı geçirenlerde nüks ve yeni poliplerin varlığı açısından ,

*Ülseratif kolitli hastaların takibinde,

*Makattan kanamada anüs ve anoskop muayenesinde kanama sebebi bulunmadıysa ve ani gelişen kabızlık, karın ağrısı, ,ishal gibi şikayeti olanlarda tanı amaçlı yapılmalıdır.

Tedavi amaçlı:

*Endoskopik polipektomi: Kolonda bulunan polipler aynı seansta alınarak poliplerin büyüyüp kansere dönüşmesi önlenmiş olur.

*Bağırsak darlıklarında genişletme (dilatasyon),

*Aktif kanamaları durdurma,

*Bağırsak içi yabancı cisimleri çıkarma.

Kolon Polipleri: Bağırsakta et beni gibi olan çıkıntılardır. Tipine göre değişik oranlarda ve hızla kanserleşir. Kolonoskopi ile bu poliplerin çıkarılması kansere dönüşmeyi engelleyerek tam şifa olmasını sağlar.

Belirtiler Nelerdir?

Şikayet ve belirtiler tümörün bağırsakta yerleştiği yere göre değişir.

**Makattan KANAMA. Kanama dışkının üzerine damlayabilir, dışkıya karışık olabilir, dışkının rengini koyulaştırabilir  ya da hiç fark edilmeyerek ancak gaitada gizli kan testi ile tespit edilebilir. Anüse yakın (rektum) tümörlerde bariz kanamalar görülürken,  kolonun ilk kısımlarında (çekum) yerleşen tümörlerde testte çıkacak kanama olur.

** Dışkılama alışkanlıklarının değişmesi. Ani gelişen kabızlık, ishal, dışkının incelmesi.

**Halsizlik, yorgunluk, solukluk (kansızlığa bağlı) ve zayıflama.

**Bağırsakların tam boşalamadığı hissi,

**Kramp şeklinde karın ağrısı, şişkinlik, gaz şikayetinde artma.

Kolon Kanserinden Korunma

Genetik faktörler ve yaş gibi riskleri ortadan kaldıramayız ama yaşam ve beslenme şeklini değiştirerek ve kontrollerimizi olarak bu  kanserden önemli ölçüde korunmak mümkündür.

**Yağlı ve hayvansal gıda tüketimini azaltmak, liften zengin beslenmek. İşlenmiş paketli et ürünlerinden kaçınmak.

Diyette günde en az 25 mg. lif olmalı. A,D,E vitamini,kalsiyum,selenyum, omega 3 ve 6  zengini besinler tüketilmeli. Örneğin özellikle lahana, karnıbahar ve her tür sebze, balık ürünleri tüketmek kalın bağırsak kanserinden koruyabilir.

**Sigara ve alkol kullanmamak,

**Gün içindeki bedensel hareketlerimizi artırmak. Bol bol yürüyüş yapmak ya da mümkünse spor yapmak. Kilo almamak, kiloluysak kilo vermek.

**50 yaş üstü, ya da ailede kolon kanseri öyküsü varsa daha erken kontrol kolonoskopisi yaptırmak. Kolonoskopide polip varsa ve polip alınırsa kolon kanserinden % 100 korunmuş olunur. Tabii periyodik olarak yeni poliplerin oluşması takip edilmeli ve yeni oluşan polipler alınmalıdır.

Özellikle makattan kanama şikayetinde:

MUTLAKA MUAYENE OLMALISINIZ, MUAYENE OLMADAN

İLAÇ KULLANMAYINIZ.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018

Sizi Aramamızı İster misiniz?