HEMOROİD TEDAVİSİNDE UYGULANAN AMELİYATSIZ (ÇAĞDAŞ) YÖNTEMLER

Ameliyatsız Basur Tedavileri Nelerdir?

İleri evre olmayan hemoroidlerde cerrahi tedavileri uygulamak son derecede gereksizdir.  Bazı çağdaş tedavilerle hastada günlerce evde yatmasını gerektiren şiddetli ağrılı bir durum olmaz.

Hemoroidde uygulanan bu  tedaviler hasta açısından en konforlu tedavilerdir.

Ameliyatsız tedavi yöntemleri kimlere uygulanabilir?

  • 2. ve 3. derecedeki iç hemoroidlerde uygulanabilir. Yani içeride olan henüz dışarıya çıkmamış (2.derecede) ya da dışarı çıksa bile kendiliğinden içeriye girebilen (3. derecede) iç hemoroidlerde  iyi sonuçlar alınır.
  • Kanayan iç hemoroidlerde,
  • İleri evre olduğu halde kanama yapan ve hastanın genel durumu, ek hastalıkları genel anestezi alamayan hastalarda uygulanabilir. Bu durumda birden fazla seans gerekecektir.

Ameliyatsız tedavilerin avantajları:

* Muayenehane ya da poliklinik koşullarında yapılabilir.

* Hastanın genel anestezi alması ve hastaneye yatması gerekmez.

* İşlem çok kısa (yaklaşık 5-10 dakika) sürer.

* İşlemden sonra kısa bir süre dinlendirilerek eve gönderilebilir.

* İşlem sırasında ve sonrasında ağrı duymaz. Anal kanala yani anüse yakın olan hemoroidlere müdahale edilirse bir miktar  olabilir. Fakat bu ağrının şiddeti hiç bir zaman klasik ameliyattaki kadar şiddetli ve uzun süreli olmaz.

* Hasta seçimi doğru yapıldığında, yani hemoroid dereceleri uygun yapıldığında başarı oranları yüksektir. Başarı oranını artırmak için birden fazla yöntem birlikte kullanılabilir. Örneğin lastik bantla boğma ve infrared koagülasyon bir arada kullanılırsa başarı artar.

Dezavantajı:

Tek dezavantajı ileri evre hemoroidlerde başarı oranı düşüktür. Uygulanmamalıdır.

Tekrarlama durumuna gelince; bu işlemlerden sonra da hemoroid tekrarlayabilir. Hastaların yanlış bir algısı vardır. Bu algı ameliyatın yani cerrahi yöntemlerin kesin tedavi olduğuna dair bir algıdır. Oysa hemoroid toplar damar genişleme ve etrafındaki bağ dokusunun bozulmasıdır. Hiç bir yöntemde tüm toplar damarları alabilme diye bir durum olamaz. Hemoroidi oluşturan sebepler devam ederse günün birinde tekrarlama olacaktır. Örneğin hasta kabız olmaya, tuvalette yarım saat kalmaya ve ıkınmaya devam ederse, hareket etmezse, kilo vermeyip şişmanlamaya devam ederse cerrahi olarak ameliyat bile olsa bu hastada tekrarlama olacaktır.

IRC- İnfra Red Koagülasyon      

Çoğunlukla bu işlem lazer tedavisi ile karıştırılır. Lazer ışını değil kızıl ötesi ışın kullanılır. 1. – 2. derece basurlar için en ideal çözümdür. Özellikle kanayan hemoroidlerde kısa süreli, anında etkilidir. Kırmızı ötesi ışınlarla damar içini pıhtılaştırarak büzer. Hemoroidin üzerine dokunulduğu anda etkisi görülür.

İçerideki genişlemiş hemoroid damarlarının  ve anüse doğru sarkmamış ama kanama yapan hemoroidlerde tercih edilir. Anoskop yardımıyla içeriye bakılarak uygun damar (kanayan ya da dışarıya doğru sarkmamış, genişlemiş damar) görülür. Damar üzerine kızıl ötesi ışınlar verilir. Birkaç dakikalık işlemdir. Kanamanın da aynı anda durduğu görülebilir. Tekrarlama oranı diğer yöntemlere göre fazladır. Başarı oranını artırmak için dışarı sarkmaya meyilli hemoroid memesi varsa lastik bantla boğma yöntemi ile beraber yapılabilir. İşlemden sonra bir kaç gün sızıntı şeklinde kanama olabilir.

 Lastik Bantla BoğmaTedavisi (RBL-Rubber Band Ligation)

Çok ileri olmayan 2. – 3. derecelerdeki basurların tedavisi için geliştirilmiş, dakikalar içinde uygulanabilen yöntemdir. Uyuşturucuya ihtiyaç duyulmayacak kadar hafif ağrı olur, çoğunlukla  hasta işlemden hemen sonra işine dönebilir. Bazı durumlarda dışkılama hissinden dolayı bir kaç gün istirahat etmesi gerekebilir. 2-3 derecede hemoroidlerde genişleyen damar bulunduğu yerden anüse doğru ilerleme, sarkma durumundadır. Bu memelere uygulandığında başarı oranı yüksektir.

Muayenehane ya da poliklinik koşullarında yapılabilir. Anoskopla uygun hemoroid memesi görülür. Aspiratör dediğimiz emici bir alet genişlemiş memeyi içine alarak dibine lastik bant atılarak boğulur. Bu memenin kan dolaşımı bozulacağından 10-15 gün sonra düşer ve yerinde nedbe dokusu kalır.

İşlemden sonra genellikle ağrı olmaz. Çünkü anüsün iç kısmında ağrı duyusu yoktur. Anüs kanalına yakın bir memeye müdahale edildiğinde bir miktar ağrı olabilir. Bu ağrı asla cerrahi ameliyat ağrısı kadar değildir. Orada oluşacak ödemden dolayı yalancı bir dışkılama ve ıkınma hissi olur. Hastanın ıkınmaması istenir. Ikınırsa bant atabileceğinden kanama olabilir.

İşlemden sonra sızıntı halinde kanamalar görülebilir. Bu kanama memenin ve bantın düştüğü günlerde (yaklaşık 10. gün) fazladır. Nadiren ciddi kanama bildirilmiştir. Bu durumda doktora mutlaka bildirilmelidir.

Lastik bantla boğma 2 yada 3 memeye uygulanmalıdır. Daha fazla sayıda uygulama yapılırsa makatta oluşacak nedbe dokularından dolayı darlık oluşabilir. Gerekirse 2 ay sonra ek bir seansla diğer memeler de alınabilir. Hasta bu durumu memelerin bir kısmı unutulmuş diye algılar. Oysa unutma değil, hastayı çok ciddi olan makat daralması gibi bir komplikasyondan korumak için yapılan bir prosedürdür. Aynı prensip cerrahi ameliyatlarda da yapılır. Ameliyatta da tüm memeler alınırsa makat darlığı oluşma ihtimali artar ve hasta dışkılayamaz duruma gelir. Hasta tekrar işlem yaşamamak için tüm memelerin alınmasını ısrar edebilir. Bu durumun ciddiyeti hastaya anlatılmalıdır.

Skleroterapi (Hemoroid içine sklerozan madde enjeksiyonu)

Geçmişte uygulanmış, ciddi yan etkileri ve hastalığın orta vadede tekrar etmesi sebebiyle uygulaması giderek azalmıştır. Muayene ve poliklinik koşullarında yapılabilir. Enjektör yardımıyla damar içine sklerozan madde (damarı büzecek madde) verilir. Geniş damarlarda başarı oranı azdır. Damar dışına sklerozan madde çıkarsa sağlam dokularda nekroz (ciddi hasar) oluşturur. Bu da çok önemli bir yan etkidir, çok ağrı yapar ve iyileşmesi uzun sürer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018

Sizi Aramamızı İster misiniz?