Basur Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

HEMOROİDİN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Diğer sayfalarda daha çok basurun oluşum nedenleri, korunma yolları konularını ele almıştım. Bu sayfamızda tedavi yöntemlerini ele alacağım. Sayfayı okuyup bitirdiğinizde basurun tedavi yöntemleri, bu yöntemlerin yan etkileri, avantajları, dezavantajları, sonrası yaşayabileceğiniz sorunlar gibi sizi ilgilendirebilecek bilgileri öğrenmiş olacaksınız.

Hemoroid daha önce saydığımız sebeplere bağlı olarak başladığı dönemde hiç müdahale gerekmeden hatta ilaç tedavisi bile gerekmeden bazı önlemlerle geriletilebilir. Bu önlemler ilerlemesini de önleyecektir. Örneğin kabızlık varsa kabızlığın giderilmesi,tuvalette ıkınmamak ve uzun oturmamak tedavide,ilerlememede en önemli unsurdur.

İlaç Tedavisi:

İlk aşamada hastanın bazı şikayetlerini giderebilir. Henüz müdahale gerekmeyen hemoroidlerde sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılmasının yanında bazı ilaçlar kaşıntı, dolgunluk hissi gibi şikayetleri ortadan kaldırabilir. Bu ilaçların özellikle fitil ve kremler kortizon içerdiğinden 1 haftadan fazla kullanmamak gereklidir.

Ayrıca ileri derecede ödemli ve pıhtılaşmış, tromboze olmuş akut ve tromboze hemoroidlerde müdahale yapmadan önce ilaç tedavisi yapılabilir. Akut durumda müdahale yapıldığında komplikasyonlar artacağından önce bu tablonun gerilemesi gerekir. Bu aşamada ilaç tedavilerinden faydalanılır.

Ameliyatsız Basur Tedavileri Nelerdir?

Bu tedaviler tedavi sonrasında hasta açısından en konforlu tedavilerdir. Muayenehane ya da poliklinik koşullarında yapılabilir.Hastanın genel anestezi alması ve hastaneye yatması gerekmez. İşlem çok kısa (yaklaşık 5-10 dakika) sürer. İşlemden sonra kısa bir süre dinlendirilerek eve gönderilebilir.

İşlem sırasında ve sonrasında ağrı duymaz. Anal kanala yani anüse yakın olan hemoroidlere müdahale edilirse bir miktar ağrı olabilir. Fakat bu ağrı hiç bir zaman klasik ameliyattaki kadar şiddetli ve uzun süreli olmaz.

Hasta seçimi doğru yapıldığında, yani hemoroid dereceleri uygun yapıldığında başarı oranları yüksektir. Başarı oranını artırmak için birden fazla yöntem birlikte kullanılabilir. Örneğin lastik bantla boğma ve infrared koagülasyon bir arada kullanılırsa başarı artar.

Tekrarlama durumuna gelince; bu işlemlerden sonra da hemoroid tekrarlayabilir. Hastaların yanlış bir algısı vardır. Bu algı ameliyatın yani cerrahi yöntemlerin kesin tedavi olduğuna dair bir algıdır.  Oysa hemoroid toplar damar genişlemesidir ve hiç bir yöntemde tüm toplar damarları alabilme diye bir durum olmaz. Hemoroidi oluşturan sebepler devam ederse günün birinde tekrarlama olacaktır. Örneğin hasta kabız olmaya, tuvalette yarım saat kalmaya ve ıkınmaya devam ederse, hareket etmezse, kilo vermeyip şişmanlamaya devam ederse cerrahi olarak ameliyat bile olsa bu hastada tekrarlama olacaktır.

Lazer Tedavisi (IRC- infra red koagülation)

1. – 2. derece basurlar için en ideal çözümdür. Özellikle kanayan hemoroidlerde kısa süreli,anında etkilidir. Kırmızı ötesi ışınlarla damar içini pıhtılaştırarak büzer. Hemoroidin üzerine dokunulduğu anda etkisi görülür.

İçerideki hemoroid damarının genişleyen ve  anüse doğru sarkmamış ama kanama yapan hemoroidlerde tercih edilir. Anoskop yardımıyla içeriye bakılarak uygun damar (kanayan ya da dışarıya doğru sarkmamış,genişlemiş damar) görülür. Damar üzerine kızıl ötesi ışınlar verilir. Birkaç dakikalık işlemdir. Kanamanın da aynı anda durduğu görülebilir. Tekrarlama oranı diğer yöntemlere göre fazladır. Başarı oranını artırmak için dışarı sarkmaya meyilli hemoroid memesi varsa lastik bantla boğma yöntemi ile beraber yapılabilir.İşlemden sonra bir kaç gün sızıntı şeklinde kanama olabilir.

Hemoroid Lastik Tedavisi (RBL)

Çok ileri olmayan 2. – 3. derecelerdeki basurların tedavisi için geliştirilmiş, dakikalar içinde uygulanabilen yöntemdir. Uyuşturucuya ihtiyaç duyulmayacak kadar hafif ağrı olur, hasta işlemden hemen sonra işine dönebilir. 2-3 derecede hemoroidlerde genişleyen damar bulunduğu yerden anüse doğru ilerleme,sarkma durumundadır. Bu memelere uygulandığında başarı  oranı yüksektir.

Muayenehane ya da poliklinik koşullarında yapılabilir. Anoskopla uygun hemoroid memesi görülür. Aspiratör dediğimiz emici bir alet genişlemiş memeyi içine alarak dibine lastik bant atılarak boğulur. Bu memenin kan dolaşımı bozulacağından 10-15 gün sonra düşer ve yerinde nedbe dokusu kalır.

İşlemden sonra genellikle ağrı olmaz. Çünkü anüsün iç kısmında ağrı duyusu yoktur. Anüs kanalına yakın bir memeye müdahale edildiğinde bir miktar ağrı olabilir. Bu ağrı asla cerrahi ameliyat ağrısı kadar değildir. Orada oluşacak ödemden dolayı yalancı bir dışkılama ve ıkınma hissi olur. Hastanın ıkınmaması istenir. Ikınırsa bant atabileceğinden kanama olabilir.

İşlemden sonra sızıntı halinde kanamalar görülebilir. Bu kanama memenin ve bantın düştüğü günlerde (yaklaşık 10. gün) fazladır. Nadiren ciddi kanama bildirilmiştir. Bu durumda doktora mutlaka bildirilmelidir.

Lastik bantla boğma 2 yada 3 memeye uygulanmalıdır. Daha fazla sayıda uygulama yapılırsa makatta oluşacak nedbe dokularından dolayı darlık oluşabilir.  Gerekirse 2 ay sonra ek bir seansla diğer memeler de alınabilir. Hasta bu durumu memelerin bir kısmı unutulmuş diye algılar. Oysa unutma değil, hastayı çok ciddi olan makat daralması gibi bir komplikasyondan korumak için yapılan bir prosedürdür. Aynı prensip cerrahi ameliyatlarda da yapılır. Ameliyatta da tüm memeler alınırsa makat darlığı oluşma ihtimali artar ve hasta dışkılayamaz duruma gelir. Hasta tekrar işlem yaşamamak için tüm memelerin alınmasını ısrar edebilir. Bu durumun ciddiyeti hastaya anlatılmalıdır.

Skleroterapi (enjeksiyon uygulaması)

Geçmişte uygulanmış, ciddi yan etkileri ve hastalığın orta vadede tekrar etmesi sebebiyle uygulaması giderek azalmıştır. Muayene ve poliklinik koşullarında yapılabilir. Enjektör yardımıyla damar içine sklerozan madde (damarı büzecek madde) verilir. Geniş damarlarda başarı oranı azdır. Damar dışına sklerozan madde çıkarsa sağlam dokularda nekroz (ciddi hasar) oluşturur. Bu da çok önemli bir yan etkidir, çok ağrı yapar ve iyileşmesi uzun sürer.

Ameliyatlı Hemoroid Tedavileri 

THD Ameliyatı (Transanal haemorrhoidal dearterialisation)

HAL (Hemoroidal Arter Ligasyonu) yöntemi olarak da bilinmektedir. Yöntemde  kalem ucu şeklindeki özel dopler cihazı yardımı ile makat kanalı içindeki atardamarlarının bulunur ve bu atardamarlara dikiş atılarak kan akışının engellennir.  Kan gidemeyen meme beslenemez, büzüşerek yok olur.

Diğer cerrahi yöntemlere göre çok daha az ağrı vardır. Daha çok anüsün içindeki ödemden dolayı dolgunluk ve dışkılama isteği vardır. Mukozada kesip doku çıkarma yoktur. Bu da daralma, kanama risklerini azaltır. Yine de cazen kafif kanamalar görülebilir. Daha önce belirttiğimiz gibi hiç bir yöntemde tekrarlamaz diye bir garanti verilemez. THD de bu oran oldukça azdır. Nüksün azaltılması için hemoroide sebep olan etkenler ortadan kaldırılması gereklidir.

Longo Ameliyatı

Stapler denilen zımba benzeri alet yardımıyla yapılır. Stapler hemoroidopeksi tekniği de denir. Özel bir aletle dışarıya doğru sarkan iç hemoroid memeleri çepecevre kesilerek aynı anda çepeçevre yine aletle dikilir. Genel anestezi altında yapılır. Kesme ve dikme mevcut olduğundan dikiş açılması, kanama, fistül oluşması gibi bir takım riskler vardır. Bu komplikasyonların bir kısmı örneğin fistül nadir de olsa ciddi bir seyir gösterebilir. Nüks ihtimali bu yöntemde de vardır.

Klasik cerrahi yöntemler

Tümüyle cerrahi işlemlerdir. Pek çok yöntemler vardır. En sık kullanılanı Milligan Morgan yöntemidir. Dış kısımdaki pililerden iç kısma kadar olan hemoroid memeleri kesilir, kesilen yer dikilerek kapatılabilir. Burada da keserek doku çıkarma vardır. Bu nedenle kanama, darlık gibi komplikasyonlar daha sıktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Op. Dr. Seher ŞİRİN © 2018